5. sınıf türkçe dilbilgisi konu özetleri örnekli konu anlatı
-
Bugün : 1 Kasım 2014   
               
  v   FORUM
  v   Dosyalar
  v   Slaytlar
  v   Yazılılar
  v   Resimler
  v   Videolar
  v   Animasyon
  v   Defter
  v   Yarışma
  v   Mesajlar

Kullanıcı : Şifre : Hatırla : Gizli :

  Egitim Sitemiz Ücretsiz Slayt Sunu Sitesi Forum || TÜRKÇE YAZILI SORULARI,SLAYTLARI,KONU ÖZETLERI VE ONLINE TESTLER
   5. sınıf türkçe dilbilgisi konu özetleri örnekli konu anlatımı

esra
[Genel Sorumlu]



Mesaj sayısı : 752
Giriş sayısı : 2894
Konu puanı : 0  Toplam P : 2
Konuya Puan ver
Üye bilgileri


TÜRKÇE DİLBİLGİSİ ÇALIŞMA NOTLARI

 

1. Yüklemi sonda olan cümlelere  kurallı cümle  denir.

   Yüklemi sonda olmayan cümlelere  devrik cümle denir.

Örnek: Küçük çocuk hıçkırarak ağlıyordu.      »      Yüklem sonda olduğu için kurallı cümledir.

                                                       Yüklem

             Çok üzülüyordu onun bu durumuna.    »       Yüklem sonda olmadığı için devrik cümledir. 

                        Yüklem

 

2. Anlamları birbirinin karşıtı olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denir.

 

 

Örnek:  zengin       (zıt anlamlısı)  »     Fakir                   taze          (zıt anlamlısı)   »       bayat

              karanlık    (zıt anlamlısı)  »    aydınlık                 güzel        (zıt anlamlısı)  »       çirkin

              İyimser      (zıt anlamlısı)  »     kötümser             erken        (zıt anlamlısı)  »         geç

 

3.Adlardan önce gelerek onları niteleyen veya çeşitli yönlerden belirten sözcüklere sıfat(ön ad) denir.

Örnek: Yarınki konser için iki bilet aldım. ( biletin sayısını belirtiyor.)

             Dar sokaklardan geçerek eve vardık. (  Sokağın nasıl olduğunu belirtiyor.)

             Uzun saçları, mavi gözleri vardı. ( Saçlarının şeklini ve gözlerinin rengini belirtiyor.)

             Koyu renkle yazılan kelimeler sıfattır.

 

4. Dünya’da tek olan ve benzeri bulunmayan varlık adlarına, özel ad denir.

Örnek: Ali, Mehmet ve ben dün bahçede oyun oynadık.     ( Ali ve Mehmet birer özel addır. )

             Amcamlar İstanbul’a gidiyorlar.                                  ( İstanbul özel bir addır. )

 

5. Yazılış ve okunuşları ayrı, ancak anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir.

Örnek: görev   ( eş anlamlısı )  »  vazife

             Tutsak  ( eş anlamlısı )  »  esir

             Yararlı  ( eş anlamlısı )  »  faydalı

Not: Eş anlamlı sözcükler bir cümlede birbirleri yerine kullanılırsa anlamda değişiklik olmaz.

         Beni tutsak ettiler. = Beni esir ettiler.

 

6. Bir cümle soru, heyecan, belirsizlik ifade etmiyorsa; bu tür cümlelerin sonuna nokta konulur.

Bu cümleden sonra gelen cümleye ise büyük harfle başlanır.

Örnek: Doktorlar dedemin dinlenmesi gerektiğini söylediler ( . )  (B)u duruma çok üzülmüştüm ( . )

 

7. Yazılışları aynı, anlamları farklı olan kelimelere  eş sesli ( sesteş ) kelimeler denir.

Örnek:  yaz »  Tahtadakileri defterine yaz.                      yüz »   Çantanın ön yüzü çok eskimiş.

                         Bu yaz tatili Antalya’da geçireceğiz.                    Ayşe’nin beşyüz YTL’si varmış.

 

8. Adlar eksiz (yalın) durumdadır.

 Ancak cümle içinde  -i, -e, -de, -den eklerini alarak cümlenin daha iyi anlaşılmasını sağlarlar.

 Adların aldıkları bu eklere adın durum ekleri denir.

Örnek:     yalın durum         -i durumu       -e durumu          -de durumu        -den durumu

                     defter »                defteri              deftere                defterde              defterden

 

9. Türkçe’de biri ek, diğeri sözcük olmak üzere iki çeşit “de” vardır.

    Adın durum eki olan “-de” eki sözcüğe bitişik yazılır.

    “Dahi, bile” anlamında kullanılan “de” ise ayrı yazılır.

Örnek: Hayvanat bahçesinde zürafa gördüm.       (Bitişik yazılmış. Yani adın “-de durumu” nda ...)

             Pazartesi günü de kütüphaneye gideceğim.  (Ayrı yazılmış. Yani “dahi, bile” anlamında…)

 

10. Aynı tür varlıklardan yalnız bir tanesini belirten adlara tekil ad denir.

      Aynı tür varlıkların birden çok olduğunu belirten adlara çoğul ad denir.

Örnek: salıncak   »   salıncaklar

             biber        »     biberler

             tabak        »    tabaklar

 

11. Kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümledeki eş görevli sözcükleri veya anlamca ilgili cümleleri 

     birbirine  bağlayan sözcüklere bağlaç denir.

Başlıca bağlaçlar şunlardır: “ve, veya, ile, de, ki, hem…hem, yani, eğer, yoksa, sanki, çünkü, yine, bazen, ancak, ama, demek ki, dolayısıyla…”

Örnek: Cem, Özge ve Elif parka gittiler.

             Sana söylemiştim ama unutmuşsun.

 

12. Varlıkların sayılarını, sıralarını belirten sözcükler sıfattır.

      Varlıkları işaret yoluyla belirten sözcükler sıfattır.

Örnek: dört güvercin               yarım kavun     (Sayısını belirtiyor.)

             Beşinci yarışmacı        birinci  takım     (Sırasını belirtiyor.)

 

             Bu güvercin                 şu kavun             (İşaret yoluyla belirtiyor.)

 

13. Kendileri ad olmadıkları halde adların yerine kullanılan sözcüklere zamir (adıl) denir.

Örnek: Fatma bu sabah geç uyandı.   »  O bu sabah geç uyandı. (Fatma adı yerine O zamiri kullanılmıştır.)

Soner, parka ne zaman gitti?  » O, oraya ne zaman gitti? (Soner yerine O, parka yerine oraya zamiri kullanılmıştır.)

           

14. İnsan adları yerine kullanılan sözcüklere kişi zamiri denir.

Örnek: Gökçe okula gitti. »  O okula gitti. (Gökçe adı yerine o kişi zamiri kullanılmıştır.)

Ahmet, Okan ve ben dün maç seyrettik. » Biz dün maç seyrettik. (Ahmet, Okan ve ben yerine biz kişi zamiri kullanılmıştır.)

 

15. Varlıkları işaret yoluyla anlatan sözcüklere işaret zamirleri denir.

 “Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, diğeri, beriki” sözcükleri işaret zamirleridir.

Örnek: Bu çiçekleri sana getirdim.  »  Bunları sana getirdim. (Bu çiçekleri yerine bunları işaret zamiri kullanılmıştır.)

               Çantanı yerden kaldır. »  Onu yerden kaldır. (Çantanı yerine onu zamiri kullanılmıştır.)

 

16. Adların yerini belli belirsiz tutan zamirlere belgisiz zamir denir.

Örnek: Koroda bu şarkıyı başkası söyleyecek. (Başkası belgisiz zamirdir.)

             Hafta sonu  herkes kamp yapmaya gidecek. (Herkes belgisiz zamirdir.)

             Kimisi verdiğimiz otları yemedi. (Kimisi belgisiz zamirdir.)

 

17. Adların yerini soru yoluyla tutan zamirlere soru zamirleri denir.

Örnek:  Bu kitabı masanın üzerinden kim aldı?   ( kim soru zamiridir.)

              Sence bu kazaklardan hangisini almalıyım?  ( hangisi soru zamiridir.)

 

18. İş, oluş, eylem, hareket bildiren sözcüklere yüklem (fiil) denir.

Örnek:  Bu minik kediyi çok sevdim.  ( sevdim kelimesi yüklemdir.)

              İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.   ( dinliyorum sözcüğü yüklemdir.)

Not: Yüklem cümle içinde sonda , ortada yada başta yer alabilir.Bu yalnızca cümlenin kurallı yada devrik olmasını etkiler.Yüklem olmadan cümlenin anlamı olmaz.

 

19. Anlatıma akıcılık kazandırmak amacıyla mecaz anlamda söylenen kalıplaşmış sözlere deyim denir.

Örnek: burnunda tütmek                »    çok özlemek

             O güzelim köy burnumda tütüyordu.

             kulak ardı etmek                 »    duymamazlıktan gelmek

              Öğretmenin söylediklerini kulak ardı etti.

 ekmeğini taştan çıkarmak   »    geçimini sağlamak için tüm zorlukların üstesinden gelmek

O her durumda ekmeğini taştan çıkarırdı.

 kulak misafiri olmak           »    kendisinin içinde bulunmadığı bir konuşmayı duymak, dinlemek

Söylediklerine kulak misafiri olmuştuk.

Bazı deyim örnekleri: göz boyamak, ateşe körükle gitmek, taşı sıksa suyunu çıkarmak, çam devirmek,

ele avuca sığmamak, mangalda kül bırakmamak, karda yürüyüp izini belli etmemek,

 yüz verdikçe astarını istemek, bir taşla iki kuş vurmak, ağzı kulaklarına varmak, pireyi deve yapmak,

yüreği ağzına gelmek, içi içine sığmamak, sözünün eri olmak, ağız açtırmamak, ipin ucunu kaçırmak,

yüksekten uçmak…..

 

20. Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek yeni anlamda sözcükler türeten ekler yapım ekleridir.

Örnek: göz + lük  > gözlük                             süt  + çü  >  sütçü

             Balık + çı  > balıkçı                                kitap + lık  > kitaplık

Not: Yapım eki almış kelimelerin anlamları tamamen değişir.

 “göz” bir duyu organımızdır. “gözlük” göze takılan, görme bozukluklarını düzeltmede kullanılan bir araçtır.

Gözüme toz kaçtı.            Gözlüğüm çok kirlenmiş.

 

21. Türkçede bazı sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, ikinci hecedeki ünlü(sesli) düşer.

Bu olaya ses düşmesi(hece düşmesi) denir.

Örnek: karın + ı  > karnı           ağız + a > ağza        burun + u >burnu       omuz + u > omzu

 

Merve’nin karnı ağrıyormuş.                              Kemal ağza alınmayacak sözler sarfetti.

Cengiz duvardan düşünce burnu kırıldı.             Asker silahı omzuna taktı.



esra : 27.05.2010 22:29:11 Tarihinde bu mesajı düzenledi..

--------------------
Eğitimle ilgili herşey=> www.egitimsitemiz.com www.sunusitesi.com
27.05.2010 21:59:04
                               Oy : 10-Puan : 46


     

Forum son 5 K. & Benzer K.
Açan
Forum istatistikleri
8. sınıf Türkçe 1. dönem 3. yazılı sorul..
esra
7. sınıf Türkçe 1. dönem 3. yazılı sorul..
esra
2012 2013 6. sınıf Türkçe 1. dönem 3. ya..
esra
2012 2013 5. sınıf Türkçe 1. dönem 3. ya..
esra
4. Sınıf Türkçe 1. dönem 3. yazılı sorul..
esra
Forumdaki 6 Kategoride 96 Forum var, Bu forumlara açılan 1334 Konuya 7907 Cevap yazıldı..
Üye :  Misafir : 48 Toplam : 48 Rekor :
Aktif Üyeler  EGİTİMSİTEMİZ.COM 'da şuanda Aktif üye yok..SİZ ÜCRETSİZ ÜYE OLABİLİRSİNİZ..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. » tunahan , » beyazsirblog , » busa421 , » erdal , » egisteli , » cemreceren01 , 

2012 © Copyright Egitim sitemiz (Ücretsiz slayt Siteniz)
Websitemiz 2011 Egitim sitesi fragman izleme sitesi dostudur http://fragmanvideoizle.com
Bu sayfa: 0,16 saniyede yorumlandı.

Dizi özet Fragman Dizisitemiz